Suya Sabuna Dokunmamak

İnsan yaşadığı toplumun bir ferdidir,onun için toplumda yaşanan ve onları etkileyen olaylardan o da sorumludur. Aman ben işime bakarım, çevremde ne olursa olsun demek gibi bir lüksü ne yazık ki yoktur,olmamalıdır.Bu durum toplumun bir ferdi olmanın getirdiği ilk yükümlülüktür.

Öyle ki, duyarlılığı yüksek toplumlarda toplum sorunlarına eğilmek, onlar üzerinde kafa yormak oldukça fazladır. Çünkü insanlar rahat ve huzuruna çomak sokan insanları, yöneticileri ve kurumları bilmek isterler.Bilsinler ki buna anında tepki gösterip yanlışı gösterebilsinler.Böyle bilinçli bir hareket bu toplumlarda toplumun her kesimine bulaşmıştır. Dolayısıyla karar alma ve uygulama mekanizmaları bu toplumlarda başına buyruk hareket edemez. Yani toplumun istediği olur.Bu da mutlu ve huzurlu bir toplumun kilit noktasıdır.

Yalnız duyarlılık seviyesi düşük ve nemelazım zihniyetindeki toplumlarda durumlar biraz farklıdır.İnsanlar deyim yerindeyse suya sabuna dokunmazlar.Birileri onların yerine kararları alır ve onları kuzu kuzu yönetirler. Böyle toplumlarda her kafadan bir ses çıkar.Kimse ne olduğunu, ne yapacağını bilemez. İnsanlar duygularıyla hareket ederler.Bütçesini zorlayacağını bildiği halde temel ihtiyaçlarına yapılan orantısız zamları bile haykırmaktan kaçınırlar.Bazıları da işgal ettikleri makamlardan olmamak için sesini çıkarmaz, yanlışa doğru derler.Öyleleri vardır ki,menfaatleri uğruna inandığı
değerleri çiğneyip geçer. Bunlar hep birilerinin güdümündedirler. Efendileri rahatsız olmasın diye her şeyi sineye çekerler. Ama bunun farkına bile varmazlar.

Bizim toplumumuzda bu zihniyette ne yazık ki binlerce, on binlerce insan var. Herkes kendince kurmuş bir düzen gidiyor. Kimisi birilerine yanaşmış ondan nemalanıyor, kimisi önüne gelen sövüp saymaktan öte bir şey yapamıyor. Alanlar her zaman memnun, ceplerini dolduruyor. Yetmedi mi, daha alıyor. Peki ne yapmak gerekiyor?Öncelikle herkesin uyanık olması, toplumun yaşadığı sıkıntıları kendi sıkıntısı görmesi gerekiyor.Bunun yolu da insanların bilinçlenmesinden geçmektedir.Yani yok öyle suya sabuna dokunmadan yaşamak.Herkes kabuğuna çekilir meydanı boş bırakır-
sa bu düzende isteyen istediği gibi at koşturur. Bu yüzden yaşanan her olayın sıkı takipçisi olmalıyız,yanlışa doğru dememeliyiz.Demokratik bir toplum olmanın verdiği haklı gururla sesimizi yükseltmeliyiz.

Bu durumdan belki rahatsız olanlar olacaktır ama biz daha huzurlu, daha mutlu ve daha bilinçli bir toplum olmak için yapmalıyız bunu.Birileri sesini yükseltirse değil, toplum sesini yükseltirse yükseliriz.Çünkü gelişmiş bir toplum olmak bunu gerektirir. Bunun için lütfen çevrenizde olup biten hiçbir şeye duyarsız kalmayın. Suya sabuna dokunun, bu toplumda ben de varım deyin.

Necati Dilek/ 19.12.2019

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: