Kabuğunu Kırma Vakti

Kabuğunu Kırma Vakti…

Hayat yolunun garip yolcuları, hüzün mevsiminin ilk ayı eylülün son saatlerinde beyaz sayfalara düştü bu satırlar. Dil söyledi, kalem yazdı. Kalem yazdı, dil dinledi. Coştu,coştu… nihayet vuslata erdi düşünceler. Başlık belki kimilerinin garibine gitmiş olabilir. Çünkü farklı yorumlara açık bir anlam taşıyor. Neyse bunu daha fazla deşmeyeceğim. Doğrudan olayın içine girip halimi arz etme telaşındayım. Yaşadığım, gözlemlediğim pek çok olay böyle bir yazıyı kaleme almama sebep oldu.

İnsanlar farklı yaratılış özellikleriyle dünyaya gelirler. Herkes birbirinden tamamen olmasa bile büyük oranda farklıdır. Mesela bazı insanlar kendilerini hemen belli eder, binlerce insanın içinde bir özelliğiyle dikkat çekerler. Bu onların sivrilip ön plana çıkmasını sağlar. Böyle özelliklere sahip insanlar için bulunmaz bir nimettir bu. Ama herkes için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.Benim üzerinde durmak istediğim asıl mevzu insanların çalışıp çabalayarak bir yerlere gelmesi. Evet, başarı için birtakım özelliklere sahip olarak dünyaya gelmek avantaj ama ben çalışmanın, emeğin daha önemli
olduğuna inananlardanım. Bu da insanların hayatının olmazsa olmaz felsefesi olmalı diye düşünüyorum. Niye mi? Çünkü şu dünyada alınterinden daha kıymetli hiçbir şey yoktur zannımca. Ve tabi alınteriyle bir yerlere gelmesi hiç zor olmayan ama ne hikmetse olması gereken yerde olmayan bir sürü insan var çevremde. Ben onların içinde bulunduğu durumdan fazlasıyla muzdaribim.

Bu duruma bazı konularda kendimin de girdiğimin farkındayım. Kendimin dışında arkadaşlarım, akrabalarım ve etrafımda tanık olduğum bir sürü insan var. Bunların pek çoğunun bu durumun farkında olduğunu biliyorum. Bu kişiler bazen elindekilerle yetindikleri için daha fazlasını istemiyorlar bazen de üzerlerindeki baskıyı kıramıyorlar. Hep bir şeylerin arkasına sığınıp duruyorlar.Evet, elindekilerle yetinmeyi düzeni bozmak istemeyişlerinden anlarım ama bahanelere sığınmak hiç mantıklı gelmiyor. Bu tarz insanların hayatlarında belli bir düzen vardır. Ama en ufak bir sarsıntıda yıkılabilecek bir düzendir bu. Bu kişiler bunun farkında olsalar bile kabuğunu kırıp kendinden beklenen sıçramayı yapamazlar bir türlü. Üstelik bu sıçramayı en çok istediklerinin başına koysalar bile. Hayalleri hep bu sıçramayla doludur ama iş hayalleri gerçeğe dönüştürmeye gelince yine ertelemeyi seçerler. Her erteleme onlar için bir yıkımdır aslında. Çünkü belirlenen zaman gelince bambaşka biri olup hayallerin-
den vazgeçer bu kişiler. Başka hayalin peşine takılırlar ama akılları eski hayallerindedir.

Böyle insanlara pek çoğunuzun rastladığına eminim. Belki o insanlardan biri de sizsiniz. Ama bunu kendinize kabul ettiremezsiniz. Birisi size siz böylesiniz dese kolay hazmedemezsiniz. Hemen gardınızı alıp size bunu diyene cevap verme yarışına girersiniz. O an demeseniz bile içinizde deyip durursunuz. Bu da içinizde fazlasıyla büyük fırtınalar koparır. Aslında en büyük suçlu insanın kendisidir. Çünkü
insan, kendisini en iyi tanıyandır. Her şeyin farkında olduğunuzu düşünecek olursak bir değişimin, özellikle büyük değişimin olması gerektiğinin farkında olmalısınız. Neden daha iyi şartlarda bir hayat sürmeyeseniz? Artık birilerinin gölgesinde kalmaktan sıkılmadınız mı? Bir işi yapanlar sizden daha iyi mi yapıyor, farklı farklı özelliklere mi sahipler? Bu soruların tamamının cevabı kocaman bir hayır. Doğuştan gelen özellikleri o insanlara küçük bir avantaj sağlar. Ama siz bunu layıkıyla çalıştığınız takdirde pekala kapatabilirsiniz. Öyleyse neden yapmıyoruz?Başarmamak için bir sebep söyleyin bana.
Neden birilerinin gölgesinde kalıp fark edilmeyi bekleyerek geçirelim ki hayatımızı?

Bence geçirmeyelim/ geçirmeyin. Bugün hayatımızda tertemiz bir sayfa açalım. Ayın son günü geçmiş günlerin muhasebesini yapıp yeni aya, bambaşka biri olarak girebiliriz. Kabuğumuzdan çıkalım artık. Bu kadar kuluçka süresi hepimize yetmiş olmalı. Yarın ilk işimiz ertelediğimiz,önem sırasına dikkat ederek, ne varsa yapmaya başlayalım. Yazılmayı bekleyen yazılar mı var, çözülmesi gereken sorular mı var, ya da bitirilmesi gereken projeler mi var. Hatta ziyaret etmeniz gereken bir akrabanız, komşunuz da olabilir bu iş.Yapmanız gereken her varsa yarım kalan, yapmadığınız, yapamadığınız
oturun yeniden başlayın yapmaya. Bunları yaparken lütfen önceki başarısızlıklarınızı/ tembellikleriniz düşünmeyin. Değerinizin farkına varın, ona göre çalışıp çabalayın. Biraz sabır, biraz yorgunluk ve biraz da hayal. İşte bize gerekli olan şeyler bunlar. Kabuğunu kırmak mı? O çok uzakta değil, bir hayal kadar yakın bize. Ama bunu başarmak için önce can-ı gönülden isteyelim. O zaman her şey daha farklı olacak, inanın. Çünkü başarı; ”Başaracağım” diyenindir.

30.09.2019/Necati Dilek

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: